Spor yapmadan bel ve karın bölgesi yağlarından kurtulmanın 9 kolay yolu | Ajan Ajanda
Güzellik Sağlık

Spor yapmadan bel ve karın bölgesi yağlarından kurtulmanın 9 kolay yolu

Bel bölgesindeki yağlanma sağlık açısından çok tehlikelidir. Eğer zamanla kontrol edilmezse kalp rahatsızlıklarına ve diyabete yol açabilir. Bu yağlardan kurtulmanın en yaygın yolu egzersiz yapmaktır fakat bel bölgesindeki yağlanmayı azaltmak için çok fazla efor sarf etmek gerekmektedir.

İşte bel bölgesindeki yağlardan kurtulmanın basit ama etkili 9 yolu.

karin-ve-gobek-yaglarindan-kurtulma

1. Hormonlarımız yağlanmadan kurtulmamızı zorlaştırabilir. Bu hormonlardan biri kortizol hormonudur. Çok fazla stres altında kalmak, kortizol hormonunun vücutta yağ yapımına katkı sağlar. Kendinizi stresten uzak tutarak bel bölgesindeki yağlanmaları azaltabilirsiniz. Bunu meditasyon, köpük banyosu, müzik dinlemek ve hobilerle yapabilirsiniz.

2. Uykusuzluk ve halsizlik aşırı yemeye yol açar, bu yüzden günde 7-8 saat uyku almak kilo kontrolünde uzun vadede çok önemlidir. Gece yatmadan önce elektronik aletlerinizi kapatın. Araştırmalara göre elektronik aletlere daha az maruz kalan bünyelerin ve zihinlerin daha iyi dinlendiği görülmüştür.

3. Her öğünden önce 1 bardak su için. Su midede tokluk hissi vererek sizin fazla yemenizi engeller. Bunun yerine öğünlerinizin arasında da azar azar içebilirsiniz.

4. Bel bölgesindeki yağlardan egzersiz yapmadan kurtulmak için daha fazla kalori yakmanız gerekmektedir. 1 Kilo yağ yakmak için ayda her gün 500 kalori kaybetmek gerekmektedir. Abur cuburdan ve yağlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Lifli yiyeceklerin sindirilmesi daha uzun sürer, böylece sizi daha fazla tok tutarlar ve metabolizmanızı düzenlemekte yarar sağlarlar.

5. Yemek yerken büyük lokmalar almaktan kaçının ve öğünlerinizi daha küçük parçalara bölün. Aynısını ekmek içinde yapın. Aynı zamanda 3 ağır öğün yemek yerine 3-5 hafif öğün yemeyi tercih edin. Bu sayede metabolizmanızı hızlı ve kan şekerinizi optimum seviyede tutabilirsiniz.

6. Dengesiz diyet ve hareketsiz yaşam tarzı karın bölgesindeki yağlanmanın en büyük sebeplerinden biridir. Bu yüzden bu yağlardan kurtulmanın en etkili yolu dengeli beslenmektir. Sebze, meyve ve tam tahılları kapsayan bir diyet yaparak ve az miktarda yağ tüketerek kolayca kilo verebilirsiniz. Bol lifli gıdaları tercih edin. Bu gıdalar açlığınızı daha iyi bastırır. Abur cuburdan, kızartılmış yiyeceklerden ve fıstıktan uzak durun.

7. Bel bölgesindeki yağlardan kurtulmak istiyorsanız bünyenizi susuz bırakmayın. Su veya bitki çayı tüketebilirsiniz. Yeşil çay ise düzenli kullanıldığında yağlanmayı azaltır. İçerisinde kateşin bulunur ve yağ metabolizmasını hızlandırır. Aynı zamanda gazlı içeceklerden ve alkolden uzak durunuz.

8. Yürümek yağlanmayı azaltmak için en iyi geçici çözümdür. Kilo kontrolündeki yararının yanında aynı zamanda beden sağlığına da pozitif etki eder.

9. Asla kahvaltıyı atlamayın. Araştırmalar gösteriyor ki sağlıklı bir kahvaltı güne metabolizmanızın hızlı başlamasını sağlar ve aynı zamanda günü mükemmel bir şekilde geçirmenize yardımcı olur. Öğün atlamak yada aç kalmak vücudu yıkım haline geçirir. Vücudumuz kas dokularının yıkmaya başlar ve daha fazla yağ korumaya çalışır.

Bugün eğer şişmanlık probleminden bahsediyorsak bunun sebebi, ihtiyacımız olan gerçek besinlerle beslenmiyor olmamamızdır. Beslenme düzeni artık tamamen yeni yaşam düzenindeki yapay şartlar çerçevesinde şekilleniyor.

Protein Temelli Beslenme

Bir zamanlar özel günlerde, aile veya dost sofrası etrafında toplanıp da özel bir olayı yada mevsim değişimini kutladığımızda yediğimiz özel yiyecekler vardı. Eskiden nadir ve önemli günler için saklanan az bulunan gıdalar günümüzde halka yayılarak herkes tarafından her fırsatta tüketilir besinler haline geldi. Söz kokusu gıdalar bayramı kutlamaktan ziyade artık sadece günlük krizleri stresimizi bastırmaya yarıyor. Örneğin pasta, krema, pizza ve çikolata, temel beslenme için ihtiyaç duymadığımız sonradan gücü ele geçirmiş sıradışı azınlık gıdalardır. İşte tamda bu sebeple, bu gıdalar bizim beslenmemizi tamamıyla sarsan yapay bir ek model oluşturuyor. 200.000 yıllık süre boyunca insanoğlunun besin gelişimini incelediğimizde fark ettiğimiz unsur şu: 70′li yıllardan önce var olmayan bu sanayi tarzı şeker içeren gıda işgali, organlarımızın, metabolizmamızın ve genlerimizin yapısını değiştirerek onları olduklarından daha farklı bir işleyişe sürüklemiştir.

Metabolizma tarafından bakıldığında, vücudumuzun büyük çoğunlukla sudan ve proteinlerden oluşur. Protein, metabolizmamız için en önemli yaşamsal beslenme kaynağı olmasına karşın, ne yazıkki bu besini sentezlemeyi bilmiyoruz. Tüm dünyada, obezitenin 2 milyardan fazla bireyi etkilediği günümüzde, aşırı kiloya karşı savaşta proteinlerin rolü gitgide daha önemli hale geliyor. Neden mi? Çünkü artık aşırı kilonun ve dahası diyabetin sorumlusunun hızlı karbonhidrat ve yağ fazlalığı olduğu kesin olarak biliniyor. Aslında kelimenin tam manasıyla zayıflama aşaması için, kilo almanın temelini oluşturan fazla şeker ve yağ tüketimini tersine çevirmek en mantılı ve sağlılı yol olacaktır.

Çok doğal beslenen ilken insanlara baktığımızda, iş bölümünde, erkeklerin protein avına çıktıklarını ve kadınlarında bitkileri, yaprakları, kökleri ve yumruları topladıklarını görürürüz. Buna karşılık her iki cinsiyetin enerji getirisi karşılaştırıldığında elde edilen sonuç, kadının bitki menşeli kalorilerin %60′ını, erkeğin ise protein halinde olan geri kalan %40′ı temin ettiğidir. Üstelik sebzelerin, karbonhidrat içermelerine rağmen emilimlerini yavaşlatan lifleri sayesinde pankreas ve insülin üzerinde olumsuz bir etki yaratmadıkları ve dolayısıyla da şişmanlatıcı bir özelliğe sahip olmadıkları bilinmektedir.

Protein Spesifik Dinamik Eylem Özelliği

Aşırı kiloyla mücadelede bilinmesi gereken çok önemli bir diğer temel husus da proteinlerin sahip olduğu “Spesifik Dinamik Eylem” özelliğidir. Bu terimlerin esasen anlatmak istediği şey aslında her bir besinin vücudunuz tarafından farklı bir biçimde işlendiğidir. Yani ağızdan kana giden uzun yolda, her besinin hazmı ve sindirimi farklı bir şekilde gerçekleşir. Üç evrensel besin olan lipitler (yağlar), karbonhidratlar ve proteinlerce getirilen 100 kalori kıyaslandığında, kalorilerinin eşit değerde olmasına karşın birbirlerine eşdeğer olmadığı görülür. Peki neden? Çünkü vücut her birini harcamak için tamamen farklı bir iş gücü sağlamak zorunda. 100 kalorilik şeker veya yağı hazmetmet ve sindirmek için vücut çok az çalışır çünkü bu iki besinin temel bileşenleri zaten az direnç gösterirler. Buna karşın proteinler kendi aralarında çok sıkı bir biçimde örülmüş uzun aminoasit halkalarıdır ve o 100 kaloriye karşılık kalori bakımından vücut için maliyetli, 32 kalorilik gerçek bir ayrışma çalışması gerektirirler. Üstelik proteinler zayıflama dönemi sırasında çok önemli bir rol oynayan, vücutta yüksek oranda doygunluk ve tokluk hissi yaratan bir etkiye sahiptir.

Nihayetinde proteinler, kadınlarda suyun tutulmasına, yani ödeme karşı mücadele etmeye olanak veren “su geçirmez” bir eylem yerine getirir. Bu özellikle regl öncesi gerginlik sendromu sırasında ve eğer erken menopoz söz konusu değilse, menopoz öncesinde alınması neredeyse kaçınılmaz olan 3 ila 5 kilonun alındığı bu zamanlarda çok değerli bir etkidir.

Aşırı Kilolara Karşı Pratik Önlemler

Evinizde, iş yerinizde, sokakta, önünüze çıkan tüm merdivenleri yürüyerek çıkın.

Yulaf kepeği kullanın

Bu aslında son derece basit ve hoş bir yöntem. Bu malzeme ile yapılabilecek her şeyi biliyorsunuz. Yulaf, buğday veya çavdar gibi bir tahıldır ve tıpkı onlar gibi yulaf tanesi de çok hızlı bir şekilde genişleyen karbonhidratlar açısından zengindir. Yulaf kepeği ise bu taneyi saran hızlı bir şekilde genişleyen karbonhidratlar açısından zengindir. Yulaf kepeği ise bu taneyi saran ve hızlı şeker açısından zayıf, protein ve özellikle çözünebilir lifler açısından zengin bir kabuktur. Genel sağlığımız ve özellikle de obeziteyle savaş için çok büyük bir öneme sahip yulaf kepeği özel bir besindir. Pierre Dukan, Dukan Diyeti adlı kitabında da bu ürünü günlük beslenmenize dahil etmenizi öneriyor. Zira bu gıdadan öte bir şey. Aşırı gıda tüketiminin hayat kalitemizi ve sağlığımızı tehdit eden sonuçlarına doğası gereği karşı olan bir gıda kavramı. Çok zengin, çok şekerli, çok yağlı ve çok tuzlu sanayi kaynaklı gıdaların tam aksine yulaf kepeği besin değeri açısından zengin ve kalori açısından fakir bir gıda. Besin niteliklerinin dışında yulaf kepeği kendi hacminin 20 katına kadar su emerek, midenin içerisinde şişme yoluyla bir tokluk hissi oluşmasını sağlar. Bulamaç haline gelmiş besinlerle birlikte ince bağırsağa gelir ve kendi çevresindeki tüm gıda moleküllerine yapışarak bunların kana geçişini önlern ve bir kısmının kendisiyle birlikte dışkı olarak vücuttan atılmasını sağlar.

Bilanço; gereğinden çok yemek yemenin mekanik ihtiyacını azaltan bir tokluk ve bağırsaktan geçip giden bir miktar kalori. Bunu yulaf kepeği ile hazırlanması önerilen yemek tariflerinde de çok net göreceksiniz. Yulaf kepeğini galeta veya krep, muffin, ekmek ve pizza tabanı gibi pek çok gıdayı hazırlamakta kullanabilirsiniz. Ayrıca Metabolizmayı Desteklerken Zayıflatan 12 Besin makelemizde de yulafı görebilirsiniz.

Selülit Nasıl/Neden Oluşur

Birçoğumuz sıkı diyetler tercih ederek ve yorucu egzersizler yaparak kilo kaybetmeye çalışıyoruz fakat bu basit ipuçlarıyla egzersiz yapmadan bel bölgesindeki yağlanmanızı azaltabilirsiniz. Tüm bu bilgilerin erkek ve kadında farklı etki gösterdiğini de belirtmekte fayda var. Bu konuyu daha sonra farklı bir makalemizde ele alıyor olacağız. Kısa bir örnek ile açıklayacak olursak; selülit sadece kadınlara özgüdür. Çünkü kadın ve erkek derisi ve kas yapısı birbirinden farklıdır. Kadın derisinde yağ birikimi dikey yönde olurken erkeklerde yağ birikimi yatay yöndedir. Erkeklerde yatay olan yağ tabakası, yapısal olarak selülit birikimine müsait değildir. Ayrıca erkek vücut yapısı daha az yağ depolar, su tutma özelliği de kısıtlıdır. Bunlara ilaveten kas yapılarındaki farklılık ve kadınlardaki üst deri tabakaları daha kalın olduğundan erkek vücudunda selülit oluşmaz.

Testesteron hormonlarından salgılanan ve erkeklik özelliklerinden olan sakal gibi selülitte kıvrımlı vücut hatları, sakalsız bir yüz, göğüsler gibi bir dişilik özelliğidir. Artık teselli mi, teslimiyet mi bilinmez ama zaman zaman selülitin cinsel çekicilik ölçüsü olduğu bile yazılıp çizilebilmektedir. Bu teselli tabiki kadınları avutmaya yetmez. Sütun gibi bacaklara sahip olmak varken, portakal kavuğu gibi yumrulanmış bir cilt görüntüsü baş gösterince kalçalarda gevşemeler başlayınca kadınlar dehşete kapılır ve estetik merkezlerine koşarlar. Üstelik incecik vücutlar bile selülitten nasiplerini alırlar. Gerçekten güzellik salonlarına yapılan başvurular konularına göre taranacak olursa şikayetlerin ilk sırasında selülit bulunur. Bu açıdan bakıldığında selülitin sosyal bir boyutu teşkil ettiği de söylenebilir.

Sizde kilolarla mücadelede hangi ipuçlarını kullandığınızı bize söyleyin ve başka fikirleriniz varsa bize iletmekten çekinmeyin!

Facebook Yorum

loading...

3 Yorum

Yorum Yaz