Güzellik Sağlık Sağlık Sırları

Üzümün bilmeniz gereken 6 yan etkisi

Üzüm görüntüsü ve tadı itibariyle tüm yaş gruplarından hemen hemen herkesin çok sevdiği favori ve popüler bir meyvedir. Bağışıklık sistemini güçlendirici, antioksidan içeriği zengin, strese ve alerjilere iyi gelen kuru ve yaş olarak tüketilebilen üzümün çekirdeği kılcal damarlara esneklik kazandırıyor.

Ancak, günlük aşırı üzüm tüketimi bazı zararlı yan etkilere yol açabilir. İşte üzümün bilinmeyen 6 yan etkisi;
uzumun-yan-etkileri

loading...

1. Alerji - Üzüm alerjisi üzüm tükettikten sonra ortaya çıkabildiği gibi, üzüme dokununca bile bazı kişilerde alerjik reaksiyonları tetikleyebilir. Alerji belirtileri kırmızı lekeler, solunum güçlüğü, hırıltılı solunum ve hapşırma şeklinde görülür. Böyle bir tespitiniz olduğunda emin olmak için, bir alerji testi yaptırabilirsiniz.


2. Şişmanlama – Üzüm düşük kalorili bir meyvedir. Bir küçük salkımda yaklaşık 100 kalori vardır. Ancak dikkat edilmesi gereken yiyeceğiniz üzümün miktarını belirlemektir. Hafif ve lezzet verici olduğundan ne kadar yediğinizi kontrol edemeyebilirsiniz. Bu da kilo almanıza neden olur.


3. Aşırı Karbonhidrat – Karbonhidratlar vücutta glikoza dönüşür ve vücut fonksiyonları için gereklidir. Ancak alınan karbonhidrat miktarı günlük enerji tüketiminin %45-%60′ını geçmemelidir. Bu açıdan fazla üzüm tüketimi bu oranları bozarak karbonhidrat birikimine neden olabilir.


4. Hazımsızlık – Fazla miktarda üzüm tüketmek hazımsızlığa bazende ishale yol açabilir. Fruktoz intoleransı olan kişiler karaciğer ve böbrek fonksiyonlarına zarar verebileceğinden üzüm yemekten kaçınmalıdır.


5. Gazlanma – Sindirilen üzümden bol miktarda früktoz oluşur. Sindirilmeyen kısımlarından beslenmeye çalışan bakteriler gazlanmaya yol açar. Aşırı üzüm tüketildiğinde meydana gelen şişkinliğinde temel sebebi bu olarak görülüyor.


6. Mide Bulantısı / Kusma - Eğer lifli besinler tüketmiyorsanız fiberli üzümün sindirimi oldukça zor olur. Bu da mide bulantısı ve kusmaya neden olabilir.

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu taze beyaz üzüm ve taze siyah üzümü tüketirken ölçülü olmaları gereken iki grup olduğunu söylüyor. Bunlardan birincisi ilk dört ayını tamamlamamış hamile kadınlar, ikinci gruptaysa hekimleri tarafından “karaciğer yağlanması” teşhisi konulmuş kişiler. Hamile kadınların taze üzüm tüketimlerinde ölçülü olmalarını gerektiren nedenin, taze üzümün içerdiği ellagik asit olduğunu söyleyen Saraçoğlu, bu asitin, düşük yaptırma özelliğine sahip olduğunu belirtiyor. Kadınların hamilelik döneminde üzüm tüketimi konusunda dikkatli olmasını gerektiren bir diğer neden ise taze üzüm çeşitlerinin içerdiği diethyl-amin maddesinden kaynaklanıyor. Diethyl-amin’in teratogenic bir madde olduğunu bunun da embriyo yada fetusün gelişimini engelleyebilecek ve bozabilecek nitelikte olduğunu söylüyor.


Saraçoğlu’na göre karaciğer yağlanması teşhisi konulmuş olan hastaların da taze üzüm türlerinin tüketiminde ölçülü olmaları gerekiyor. Ancak taze üzümün içerdiğinde bulunan betaine maddesinin karaciğer yağlanmasına neden olması ya da kadınların hamilelik dönemlerinde meydana gelebilecek sorunlar sebebiyle, bu iki grubun kesinlikle üzüm yememeleri gerektiği sonucuna varamayacağımızı belirten Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, bu gruptaki kişilerin taze üzüm tüketimlerinde en az şeker hastaları kadar ölçülü olmaları gerektiğini söylüyor.


Aşırıya kaçmadan bir küçük salkım üzüm tüketmek vücut için oldukça faydalıdır ancak miktarı aşıldığında bu gibi yan etkiler gözlenebilir.


Bu yazı aracılığıyla tüm okurlarımızın Ramazan Bayramını kutluyoruz, ailenizle ve sevdiklerinizle mutlu bir bayram geçirmenizi diliyoruz.

loading...

Facebook Yorum

Yorum Yaz